Ve erkeğin yaradılışı üzerine yazılar, çok eşli olduğu, maymun iştahlı olduğu üzerine güzellemeler okudum…
Ama aşağıdaki kadar güzel bir izahatı okumamıştım !
Milan Kundera’nın “Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği” isimli dünyaca ünlü romanından bir kesit (eminim bunu okuduktan sonra kitabı da okumak isteyeceksiniz) :
“ Çok sayıda kadının peşinde koşan erkekleri rahatlıkla iki kategoriye ayırabiliriz. Bazıları bütün kadınlarda kendi öznel ve değişmez kadın düşlerinin gerçekleşmesini beklerler. Ötekiler ise nesnel kadın dünyasının sonsuz çeşitliliğini ele geçirme isteğiyle davranırlar.
Birincilerin saplantısı “lirik”tir; kadınlarda aradıkları şey kendileri, kendi idealleridir ve bir ideal tanımsal olarak hiçbir zaman bulunamayacak bir şey olduğuna göre, tekrar tekrar hayal kırıklığına uğrarlar. Onları kadından kadına sürükleyen şey, kararsızlıklarına bir tür romantik özür sağlar, öyle ki birçok duygusal kadın onların bu gemi azıya almış çapkınlıklarında dokunaklı bir yan bulur.
İkincilerin saplantısı “epik”tir ve kadınlar bunda en ufak bir dokunaklı yan görmezler; erkek, kadınlara öznel bir ideal yansıtmaz ve onun için her şey ilginç olduğundan, hiçbir şey hayal kırıklığına uğratamaz. Bu hayal kırıklığına uğrayamama özelliğinde rezilce bir yan vardır. Epik çapkının saplantısında kefaret yanının (hayal kırıklığı yoluyla ödenen kefaret) eksik olması insanların gözüne batar.”
Bana gelince sanırım ben birinci sınıfa giriyorum…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder